Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/4492 E. 2017/16294 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4492
KARAR NO : 2017/16294
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın aşamalarda müşteki …’yi yaralamadığını savunması, sanığın annesi …’nün yargılama aşamasında alınan beyanında müşteki …’ye vurduğunu kabul etmesi, müşteki …’nin 28.01.2012 tarihli kolluk ifadesinde bayan olan komşusunun taş atarak kendisini yüzünden yaraladığını belirttiği halde, yargılama aşamasında kendisini sanığın ve babasının darp ettiğini belirtmesi karşısında, müşteki …’nin beyanları arasındaki çelişki giderilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi gösterilmediği halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3) 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesindeki, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezanın, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağına dair düzenleme karşısında, müşteki …’deki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derece olarak belirlendiği halde, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre belirlenen cezada (1/4) oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
4) Sanığın savunmasında, araç park etme meselesi nedeniyle tartıştığı müşteki …’in önce kendisine saldırdığını, kavga ettiklerini gören annesi ve babasının olay yerine geldiğini, müşteki …’in bu kez babasına saldırdığını, müşteki …’in annesinin de annesine saldırdığını, kendisinin de annesini ve babasını korumak amacıyla sopa ile müşteki …’e vurduğunu belirtmesi ve sanığın annesi ve babasının adli raporlarında belirtildiği şekilde yaralanmaları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamların suç tarihinden sonra kesinleştikleri gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK’nin 50, 51. ve CMK’nin 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar veren mahkemelere ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
6) Sanığın müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümde, TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen cezasından TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (1/4) oranında artırım uygulanırken hesap hatası yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 9 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sonuç cezanın eksik tayini,
7) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.