YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7450
KARAR NO : 2018/2006
KARAR TARİHİ : 13.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
1) Mağdur … hakkında düzenlenen adli raporların asılları ya da onaylı örnekleri dosyaya getirtilmeksizin, sanığın mahkumiyetine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdur hakkında….Devlet Hastanesi plastik cerrahi uzmanınca tanzim edilen 30/12/2014 tarihli adli raporda; “hastanın yapılan muayenesinde burun üzerinde 2 cm lik kesi hattı izlendiği, hastadan istenen maksillofacial BT tetkikinde burun kemiğinde kırık izlendiği, hastanın yüz şekli değişimi ve yara izi açısından 6 ay sonra değerlendirilmesinin uygun olduğu, nazal kemik kırığı açısından KBB değerlendirmesi uygun olduğu” belirtilmesine rağmen, aynı hastanenin KBB uzmanı tarafından tanzim edilen 09/01/2015 tarihli adli raporda ise; “hastanın yapılan muayenesinde ve çekilen tomografisinde geçirilmiş nazal fraktür tespit edildiği, hafif birinci derecede fraktür olduğu” belirtildikten sonra “yüzünde sabit ize neden olmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi olmadığı” şeklinde bir açıklama da yapıldığı görüldüğünden, mağdur hakkında verilen adli raporların çelişkili olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığının anlaşılması karşısında, tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafilerinin temin edilerek mağdurun ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ve yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre,
3) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
4) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (2/4) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 13.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.