YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7504
KARAR NO : 2018/3013
KARAR TARİHİ : 22.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 21/04/2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nin 64/1 maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
3) Sanıklar… ve….hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanıkların eylemi sonucu mağdurun hem yüzde sabit ize neden olacak şekilde hem de hayat fonksiyonlarını orta (2.) derece etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, iki nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61.maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre; sanıkların ve müştekinin aileleri arasında karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, olayın oluş şekli, olayın kimin tarafından başlatıldığı, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği araştırılıp, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
c) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uygulanarak hükmolunan 1 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması ile 2 yıl 12 ay hapis cezasına çıkartılması gerekirken, 3 yıl hapis cezası olarak belirtilmesi,
d) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas – 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.