YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7774
KARAR NO : 2018/2793
KARAR TARİHİ : 20.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç sebebiyle katılan …’ta meydana gelen yaralanmanın, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığı konusunda…. Ünivesitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 25.07.2013 tarihli raporda, söz konusu yaralanmanın “çiğneme fonksiyonlarının sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu”nun ve fakat aynı kurum tarafından 23.06.2014 tarihinde düzenlenen raporda, “çiğneme fonksiyonlarında kalıcı zayıflığa neden olacak sekel saptanmadığı”nın ifade edilmesi karşısında, mevcut raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla, katılana ait tüm tıbbi evrakların, geçiçi ve kati raporların temini ile Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm tesisi,
2) ….Ünivesitesi Tıp Fakültesince düzenlenen 06.06.2012 tarihli raporda, suç sebebiyle katılanın yüzünde sabit iz kalıp kalmadığı veya yüzde sürekli değişikliğin meydana gelip gelmediği konusunda, katılanın yüz sınırları içinde meydana gelen lezyonlara ilişkin yeniden değerlendirme yapılacağının ifade edildiği, ancak aynı kurumun 18.11.2013 tarihli raporunda, “Kişinin çenesinde meydana gelen kırığın, yüzde sabit iz veya yüzün sürekli değişikliği niteliğinde olmadığı”nın belirtildiği anlaşılmakla, katılana ait tüm tıbbi evrakların, geçiçi ve kati raporların temini ile yüzde sabit iz/yüzün sürekli değişikliği hususlarında Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
3) Hükmün gerekçe kısmında sanığın eylemi nedeniyle katılanda meydana gelen yaralanmanın çiğneme fonksiyonlarının sürekli zayıflaması veya yitirilmesine neden olmadığının kabul edildiğinin belirtilmesi karşısında, hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK’nin 87/1-a maddesi gereğince arttırım yapılması suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
4) Sanığın, katılanın vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına ve duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflamasına neden olduğu olayda, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunduğu gözetilerek meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son hükmü gereği arttırım yapılması sırasında uygulanan kanunun madde numarasının gösterilmemesi,
6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak suretiyle, BOZULMASINA, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.