YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10310
KARAR NO : 2019/1404
KARAR TARİHİ : 29.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Karar duruşmasında hazır olan sanıktan esas hakkındaki savunması ve son sözü açıkça sorulmadan hüküm kurmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 216. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Katılan hakkında Havza Devlet Hastanesince düzenlenen raporda tespit edilen kemik kırığının, hayat fonksiyonlarına etki derecesinin belirtilmemesi karşısında, söz konusu kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesi hususunda, katılana ait tüm tedavi evrakları ile film ve grafileri temin edilerek en yakın Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmak suretiyle sonucuna göre kırığın derecesi ile orantılı olarak 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesince artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanığın aşamalarda değişmeyen ve atılı suçlamayı kabul etmediği yönündeki savunmaları ile sanık ve katılana yakınlık dereceleri aynı olan tanıklar … ve …’ın her aşamada sanık savunmasını doğrular mahiyetteki anlatımları; keza, katılanın Havza Devlet Hastanesine müracaatında kendisine müdahale eden doktor tanık …’nun “sert bir cisime çarptığını ve elinin kırıldığını söyledi” şeklindeki beyanı ile katılanın olay tarihinden 13 gün sonra Cumhuriyet savcılığına müracaat ederek şikayetçi olduğunu beyan etmesi, ve aralarında ailevi nedenlerden kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kesin olarak ispatlanamadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.