Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/2059 E. 2018/17601 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2059
KARAR NO : 2018/17601
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan hakkında düzenlenen adli raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafi (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58 maddesi gereğince tekerrüre esas alınan…. 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/121 Esas – 2014/447 Karar sayılı mahkumiyet kararının, suç tarihinden sonra 02.10.2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, tekerrür şartlarını haiz olmayan sabıka nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
3) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde “sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları, suçunu samimi ikrarı lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden” bahisle TCK’nin 62. maddesi gereğince takdiri indirim hali uygulandığı halde, hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde “Sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları, sabıkalı kişiliği, hakaret suçu yönünden suçun sübutuna katkı yapmaması hususları göz önünde bulundurularak hakkında takdiri indirim maddesi uygulanmasına yer olmadığına” denilmek suretiyle çelişkiye neden olunması,
4) Sanık hakkında hükmolunan cezaya ilişkin olarak TCK’nin 51. ve CMK’nin 231. maddesine engel teşkil ettiği bildirilen adli sicil kaydındaki

Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/121 Esas – 2014/447 Karar sayılı, mahkumiyete ilişkin ilamın kesinleşme tarihinin, yargılama konusu eyleme ilişkin suç tarihinden sonra olmasına göre, cezanın ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir hal olmadığı ve sanığın adli sicil kaydında başka ilamın bulunmadığı gözardı edilerek “daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeniyle sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki gerekçe ile TCK’nin 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi ve “verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkasının bulunduğu anlaşıldığından mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki gerekçe ile ayrıca da sanığın 29.05.2015 tarihli talimat mahkemesi huzurunda alınan savunmasında katılanın yaralama ile alakalı zararını giderdiğini ve başka zararı varsa gidermeye hazır olduğunu beyan etmesi karşısında CMK’nin 231. maddesi uygun şekilde objektif ve subjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.