Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/3241 E. 2018/17172 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3241
KARAR NO : 2018/17172
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan … vekilinin, sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talebinin vasfa yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık … hakkında 2.000 TL adli para cezasını içeren hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık … müdafiinin sanık sıfatıyla temyiz istemine ilişkin 03.12.2014 tarihli süre tutum dilekçesi verdiği ve bu dilekçesinde katılan sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin 27.01.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesindeki sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü yönünden katılan sıfatıyla temyiz ettiklerine ilişkin talebinin süresinden sonra yapıldığı ve incelenme olanağı bulunmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar Taşkın ve Hamza hakkında katılan …’ye yönelik kasten yaralama, sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

-1-

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Katılan … hakkında Ümraniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.01.2012 tarihli raporun sonuç kısmının (4) numaralı bendinde, yüzde sabit iz olup olmadığı hususunda olay tarihinden en az 6 ay sonra kişinin muayene edilmek üzere şube müdürlüğüne başvuru yapmasının sağlanması halinde görüş oluşturulabileceğinin belirtilmesine rağmen, bu hususta rapor aldırılmadan eksik inceleme ile sanık … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık …’ın katılan …’yi hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık … hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Olay tarihinde, sanık …’nin abisi Murat ile sanık … arasında olay gününden bir gün önce yaşanan kavga olayının taraflar arasında konuşulması sırasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık …’ın yanında bulunan Fatih ve Hamza ile katılan sanık …’nin yanında yer alan …’in olayın nasıl başladığına ilişkin farklı anlatımlarının bulunması, tanıkların olayın başlangıcına ilişkin bilgi ve görgülerinin bulunmaması ve sanıklar Ali ile Taşkın’ın birbirlerini karşılıklı yaralamaları karşısında, ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği hususunun kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, sanıklar Ali ve Taşkın lehine TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
ç) Sanık …’nın katılan …’yi silahtan sayılan sandalye ile yaraladığı kabul edildiği halde, sanık … hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıklar Taşkın ve Ali’nin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.