YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/49
KARAR NO : 2018/2490
KARAR TARİHİ : 19.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle Torbalı (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince 15.07.2014 tarih, 2014/116 esas, 2014/590 karar sayılı ilam ile mahkemesine ihbarda bulunulmuş ise de; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 84. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici madde 6. hükmü ile sulh ceza mahkemelerinin kaldırılarak anılan maddenin yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihi itibariyle sulh ceza mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının bir ay içinde yetkili asliye ceza mahkemelerine devredileceğinin bildirilmesi karşısında, ihbara konu ve karar tarihinde görevli olmayan Torbalı (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 15.07.2014 tarih ve 2014/116 esas-2014/590 karar sayılı ilamın hukuken yok hükmünde olması nedeniyle hükmün açıklanma şartlarının gerçekleşmediği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında, 26.03.2012 tarih ve 2011/491 esas, 2012/402 karar sayılı ilamla hükümlülüğüne, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi ve 5395 sayılı ÇKK’nin 23/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de, temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile suça sürüklenen çocuğun eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile karar verilmek suretiyle Anayasa’nın 141/3 ve CMK’nin 34. ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
3) Suça sürüklenen çocuğun eylemini silahtan sayılan taş ile işlediği, katılanın beyanı ile uyumlu doktor raporu ile sabit olduğu halde, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.02.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
6545 sayılı Kanunun 84. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrası aynen şöyledir.”1- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Sulh Ceza Mahkemeleri kaldırılmıştır. “Aynı kanunun geçici 6. maddesinin 7. fıkrası ise şu şekildedir. “7-Sulh Ceza Hakimlikleri faaliyete geçinceye kadar, Sulh Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren her türlü kararı vermeye kaldırılan Sulh Ceza Mahkemeleri yetkilidir.”
Bu fıkradan da anlaşılacağı gibi kanunun yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihi ile Sulh Ceza Mahkemeleri kaldırılmış ise de, Sulh Ceza Hakimlikleri faaliyete geçinceye kadar kaldırılan Sulh Ceza Mahkemelerinin karar vermeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
6545 sayılı Kanunun 84. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddesinin 2. fıkrası da şöyledir. “2- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 20 gün içinde Sulh Ceza Hakimlikleri kurulur.” Bu madde 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğine göre bu tarihe 20 gün eklediğimizde 18/07/2014 tarihi Sulh Ceza Hakimliklerinin kurulduğu tarihtir. Sulh Ceza Hakimliğinin faaliyete geçeceği tarih bu tarihten daha sonraki bir tarih olması gerekmektedir.
Dosyamızda suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarında bulunan mahkeme, Torbalı 2. Sulh Ceza Mahkemesi’dir. Bu mahkeme 28/06/2014 tarihinde kaldırılmış, 20 gün sonra yani 18/07/2014 tarihinde Sulh Ceza Hakimliği kurulmuş, ancak Sulh Ceza Hakimliği faaliyete henüz başlamadığından görevi halen devam etmektedir. Kaldırılan Torbalı 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15/07/2014 tarihinde verdiği karar yok hükmünde olmayıp, yasaya uygun bir ihbar olduğundan ancak bu ihbardaki silahla kasten basit yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınmış olması gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında; TCK’nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu bulunduğu anlaşılmakla, ihbara konu ilamın yok hükmünde olması nedeniyle bu ilama dayanılarak hükmün açıklanamayacağını kabul eden çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.