Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/7619 E. 2018/17984 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7619
KARAR NO : 2018/17984
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Katılanın olay tarihinde …. karakol komutanı olarak görev yaptığı, akşam saatlerinde kıraathanede arkadaşları ile oturduğu sırada sanığın katılanın yanına gelip, önceki bir tarihte meydana gelen olay nedeniyle ”Sen benim çocuğumu neden arıyorsun, dışarda o kadar suçlu varken benim çocuğumla neden uğraşıyorsun.” diye bağırdığı, katılanın da kendisine, çocuğunun…. Ağır Ceza Mahkemesinde davası olduğunu, oğlunu bu yüzden aradıklarını, görevini yaptığını söylemesi üzerine sanığın sinirlenip, alkolün de etkisi ile masada bulunan cam su şisesini masanın kenarına vurarak kırdıktan sonra, kırık cam şişesiyle katılanın üzerine yaralamak amacıyla saldırdığı olayda, sanığın üzerine atılı suçu kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve silahtan sayılan kırık cam şişe ile işlediği anlaşılmakla, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında silahla basit yaralamaya teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı, hükmün gerekçe kısmında da dosya kapsamı ile uyumlu şekilde sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında TCK’nin 35. maddesi uygulanmayarak, tamamlanmış suçtan hüküm kurulması suretiyle, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye de neden olunarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33.

maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 50/1-f maddesinin uygulanması sırasında, kasten yaralama suçundan verilen hapis cezasının yarısı kadar süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek tedbirine çevrildiği halde, farklı bir gerekçe de gösterilmeden, tehdit suçundan verilen hapis cezasının yarısı kadar değil, bir katı kadar süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek tedbirine çevrilmesi suretiyle, tedbirin süresi bakımından hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Olayımızda o yer Cumhuriyet savcısının sanığın tekerrüre esas sabıkası olmasına rağmen, mahkemenin kararında TCK’nin 58. maddesinin uygulanmadığı belirtilerek aleyhe temyize geldiği,
Sanığın adli sicil kaydına göre…. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.11.2008 tarih, 2008/372 Esas – 2008/695 sayılı eski TCK 456/4, 457/1, 647 sayılı Kanun’un 4. maddesi uygulanarak, hapisten çevrilerek verilen 300 TL adli para cezasının 06.01.2009’da kesinleştiği, bu kararın 18.06.2009’da infaz edildiği, olayımızdaki suç tarihinin 16.12.2010 olduğundan tekerrüre esas olduğu,
Sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğu gözetilmeden mükerrir olan sanık hakkında, TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası seçilerek TCK’nin 86/3-e ve 62. maddesi uygulanarak 5 ay hapis cezası bulunduğu, bu cezaya TCK’nin 50/1-f maddesi uygulanarak sonuçta 2 ay 15 gün süre ile “Kamuya

yararlı bir işte çalışma tedbirine” çevrilmek suretiyle, TCK’nin 58. maddesinde belirtilen mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamaz hale getirildiği, aleyhe temyiz bulunduğundan bu kararın bozularak sonuç olarak cezanın 5 ay hapiste bırakılarak tekerrür nedeniyle TCK’nin 58. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiği nedenle kararın bozulması gerekirken Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizine rağmen bu hususun bozma konusu yapılmamasına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz.
Olayda basit kasten yaralama TCK’nin 86/2. ve basit tehdit suçu TCK’nin 106/1-2. cümle suçları işlenmiştir.
Bu suçlar seçimlik ceza öngören suçlardır.
Sanığın tekerrüre esas sabıkası olması nedeniyle TCK’nin 58/3. maddesi gereğince “tekerrür halinde seçimlik ceza olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmedilir.” demektedir.
TCK’nin 86/2, 106/1-2. cümle de seçimlik ceza öngörüldüğünden TCK’nin 58/3. maddesi gereğince tekerrür nedeniyle öncelikle hapis cezası seçilip, sonuçta hapis cezası olarak bırakılarak TCK’nin 58/6. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar vermek gerekir.
Ayrıca TCK’nin 50/2. maddesi gereğince “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmiş ise bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez.”
TCK’nin 58/3. ve TCK’nin 50/2. maddesi ile birlikte dikkate alınınca seçimlik cezalarda tekerrür nedeniyle hapis cezası tercih edilmesi ve sonuçta mükerrirlere özgü infaz rejimine karar vermek gerekirken, bu yasal düzenlemelere aykırı olarak tercih edilen hapis cezasının çalışma tedbirine çevrilmek suretiyle, sonuç ceza tedbir olduğundan mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamaz hale getirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sabıkalı sanık ile sabıkasız sanığın bir ayrımı olmalıdır. Yeni TCK bu konuda TCK’nin 58. maddesini getirerek yeniden suç işleyen sanığı şartları varsa mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmesini öngörmüştür. Seçenek cezalarda da hapis cezasının zorunlu olarak seçilerek mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması getirilmiştir. Buna aykırı olarak tekerrür hükmünün uygulanmasını engellemek için bu cezanın TCK’nin 50/2. maddesi gereği adli para cezasına çevrilmesini bile yasa engellemiş iken, hapis cezasının para cezasından daha az bir ceza olan tedbire çevrilerek tekerrür hükümlerinin uygulanamaz hale getirilmesi yasanın ruhuna aykırıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.03.2013 tarih, 2012/2-1500 Esas ve 2013/95 sayılı kararında, “Mükerrir kabul edilen sanık hakkında TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca tercih edilen seçenek hapsin, TCK’nin 50/2. maddesi hükmü uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğini” belirtmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bu kararı da gözönüne alındığında mükerrir sanık hakkında TCK’nin

58/3 ve 50/2. maddeleri dikkate alınarak adli para cezasından daha az bir yaptırım türü olan tedbirlere de karar vermemek gerekecektir. Aksi takdirde sonuç tedbir olacağından tekerrür uygulanamaz hale gelecektir.
Suç ve ceza sistemimizde bir denge ve hakkaniyete uygun bir çözüm olmalıdır. Mükerrir sabıkalı kişi hakkında seçimlik cezada TCK’nin 58/3, 50/2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde hapis cezası seçilerek bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar vermek gerekirken, seçimlik cezada hapis cezası seçilince adli para cezasına çevrilmesi bile mümkün olmaz iken, bu cezanın çalışma tedbirine çevrilerek, aleyhe temyiz olmasına rağmen tekerrür hükmünün uygulanamaz hale getirilmesini usul ve yasaya aykırı gördüğümüzden, Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi bulunduğundan bu husus belirtilerek Bozma yapılması ve diğer bozma sebeplerine eklenmesi gerekirken, bu konuda bozma kararı vermeyen sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.

… …
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi
(Muhalif) (Muhalif)