YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7882
KARAR NO : 2018/19324
KARAR TARİHİ : 12.12.2018
Basit kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62/1-2 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabî tutulmasına dair….3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2016/882 Esas, 2018/162 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin …. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/304 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.11.2018 tarih ve 2018/10538 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2018 tarih ve 2018/89894 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya aslının, sanığın üzerine atılı silahla kasten yaralama suçu açısından istinaf yoluna başvurulması bulunması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğinden onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
…. 2. Ağır Ceza Mahkemesince “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik bir talebin dosyada bulunmadığından” bahisle söz konusu karara yönelik itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 6. fıkrasına son cümle olarak eklenen “sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez” şeklindeki düzenleme gereğince, mahkemesince sanığa bu hususun sorulmasının yeterli olacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin şartların veya hukuki sonuçlarının sanığa açıklanması gerektiğine dair kanunda bir düzenleme bulunmadığı, nitekim 08.11.2017 tarihli oturumda da sanığa, mahkumiyeti halinde 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin uygulanmasını kabul edip etmediği hususunun sorulduğu ve sanığın da kabule ilişkin beyanda bulunduğu gözetilmeden, itirazın bu nedenle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; …. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/304 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.