YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/898
KARAR NO : 2018/2139
KARAR TARİHİ : 14.02.2018
Kasten yaralama suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 52/2. maddeleri uyarınca 120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair (Kapatılan) Bodrum Sulh Ceza Mahkemesinin 10/04/2008 tarihli ve 2005/821 esas, 2008/324 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e ve 52/2. maddeleri uyarınca 120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/79 esas, 2015/419 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 14.12.2017 tarih ve 2017/4817 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.12.2017 tarih ve 2017/72073 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddeleri gereğince tayin olunan 12 gün adli para cezasının 52/2. madde uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 240,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, 8 tam gün karşılığı 120,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle hükmün karıştırılarak eksik cezaya hükmedilmesinde,
2) Suç tarihinin 28.05.2003 olduğu ve yargılama konusu kasten yaralama suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 5 yıl ve 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık hakkında verilen 10/04/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05/10/2009 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 11/05/2013 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükmünün de kesinleşmiş olmasına nazaran önceki hükmün açıklanması gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 08/10/2015 itibari ile dava zamanaşımının dolmuş olduğu anlaşılmakla, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/79 esas, 2015/419 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK’un 322/1. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 14.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.