YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1249
KARAR NO : 2019/9069
KARAR TARİHİ : 30.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki sanık …’nın kovuşturma aşamasında 13.04.2015 tarihli celsede alınan beyanında, mağdur sanık …’ten şikayetçi olduğunu ve kamu davasına katılmak istediğini belirttiği halde bu hususta bir karar verilmediği; müşteki sanığın süresinde temyiz dilekçesi verip, hükmü temyiz ederek katılmak iradesini gösterdiği anlaşılmakla, müşteki sanık …’nın 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1) Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, iddianamede talep edilmediği halde, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin aleyhine uygulanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Katılan sanık … ve mağdur sanık …’in karşılıklı olarak kavga ettikleri ve her ikisinin de kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Her iki sanık hakkında kurulan hüküm yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … ve mağdur sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.