YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13885
KARAR NO : 2020/13130
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar …, … ve … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı itibariyle 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunu’nun 26. maddesiyle 5230 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olduğundan sanığın temyiz sebeplerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a karşı hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere ve sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında mağdurlar … ve … ile katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. Maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiği gözetilmeden (3/4) oranında indirim yapılarak, eksik ceza tayini,
c) Mağdur … ve katılan …’ın hayati tehlike geçirecek ve orta (2.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli hal ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanığın 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesine belirtilen “cezada orantılılık” ilkesine ve TCK’nin 61. maddesine belirtilen ölçütlere göre, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendikten sonra, en ağır cezayı gerektiren sonuç nedeniyle sanığın TCK’nin 87/1-d-son maddesi uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği halde, sanığın TCK’nin 86/1 ve 87/1-d maddeleri uyarınca verilen cezasının TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca ayrıca kemik kırığı nedeniyle artırılamayacağı gözetilmeden yanlış uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
d) Sanık hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 29 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan “3 ay 22 gün” hapis cezası üzerinden, üzerinden TCK’nin 50. maddesi gereğince sonuç ceza belirlenirken 112 gün adli para cezasına çevrilmesi yerine 102 gün adli para cezasına çevrilerek, TCK’nin 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL ‘den 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılması yerine 2.040 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre de;
e) Sanık hakkında verilen hapis cezaları yönünden 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas – 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
f) Kendisini duruşmalarda vekil aracılığı ile temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık … hakkında mağdurlar … ve …’e karşı kurulan hükümler yönünden kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.