YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2653
KARAR NO : 2019/10668
KARAR TARİHİ : 16.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında “6136 sayılı Kanun’a Muhalefet” ve “Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması” suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13 Esas -12 Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından bu konuda karar verildiği de anlaşılmakla; temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
b) Sanığın, mağduru 5237 sayılı silahla ile hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre belirlenen cezada, aynı Kanun’un 87/1-d maddesi uyarınca (1) kat arttırım yapılmak suretiyle belirlenecek cezanın 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesinin tatbiki gerekirken, TCK’nin 87/1-d-son maddesi işaret edilerek cezanın doğrudan 5 yıla çıkartılması suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
c) Sanık savunması ve kabule göre, taraflar arasında çıkan ilk kavgada mağdurun sanığı darp etmek suretiyle yaraladığının ve bu olayın üzerinden kısa bir zaman geçtikten sonra sanığın yargılama konusu eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.