Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2019/7230 E. 2019/15906 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7230
KARAR NO : 2019/15906
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, mahkemece öncelikle duruşma açılması, sanığa ”geçerli bir mazeret olmadan duruşmaya gelinmemesi halinde yoklukta karar verilebileceği” ihtarını içeren duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilerek, sanığın duruşmadan usulüne uygun olarak haberdar olması sağlanıp böylece sanığa kendisini savunma imkanı tanınması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak şekilde duruşma açılmadan dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
3) Sanığın savunmasında, kavga eden iki grubu görünce, panikle havaya korkutmak amaçlı ateş ettiğini belirtmesi, müştekinin sanığı tanımadığını, telefonla konuşmak için iş yeri dışına çıktığını ve iş yerinden 40-50 metre kadar uzaklaştıktan sonra silah sesleri duyduğunu ve ardından başının kanadığını farkettiğini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 21/2. maddesinde belirtilen olası kast hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4) Sanığın, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmedilen hapis cezasının aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 16.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.