Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10160 E. 2020/18009 K. 03.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10160
KARAR NO : 2020/18009
KARAR TARİHİ : 03.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-d maddeleri gereğince kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı, TCK’nin 87/1-d maddesinin uzlaşmaya tabi bir suç olmaması nedeniyle soruşturma aşamasında taraflara yapılan uzlaşma teklifinin geçerli olmadığı, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucu sanığa yüklenen suçun TCK’nin 86/1. maddesi kapsamında kaldığının kabulü karşısında, sanık ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun eylemine iştirak etmeksizin mağduru yaraladığının kabulü karşısında, mağdur hakkında düzenlenen raporda kesi niteliğindeki yaralanmalar dışında bir yaralanma bulgusuna yer verilmemiş olduğu ve mağdurdaki yaşamı tehlikeye sokan yaralanmanın temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun bıçakla yaralama eylemi sonucu oluştuğu da dikkate alınarak, sanığa yüklenen suçun 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında kaldığı ve şikayet hususu da gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
4) Kabule göre de, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.