YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10395
KARAR NO : 2020/13680
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk … hakkında “Tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) 03.11.1999 doğumlu olup savunmasının tespit olunduğu 26.01.2016 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki yargılamanın “açık” yapılması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (B. ve P. /Birleşik Krallık, P. 32-49; Diennet/Fransa, Seri A No : 325, 26/09/1995; Axen/Almanya, Seri A No : 72, 08/12/1983) kararlarında belirtildiği üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 185. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre, suça sürüklenen çocuk …’ın, aralarında husumet bulunan diğer suça sürüklenen çocuk … ile karşılaştıkları, tartışmaya başladıkları, Abdulkadir’in, ele geçirilemeyen kesici bir aletle suça sürüklenen çocuk …’ı, yüzünde sabit iz meydana gelecek şekilde yaraladığı, bu olayın neden olduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket eden Doğan’ın, evinden aldığı av tüfeği ile Abdulkadir’i korkutmak amacıyla havaya iki el ateş ettiği olayda, ilk haksız hareketin Abdulkadir’den geldiği ve 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde yer aan “cezada orantılılık ilkesi” nazara alınarak, TCK’nin 29. maddesi gereği makul bir oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediğinden bahisle, TCK’nin 29. maddesi gereği asgari oranda (¼) indirim uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
c) Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin 08/03/2016 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebi karşısında, fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmadığı ve daha önceden hapis cezasına mahkum edilmediği de gözetilerek, hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereği aynı Kanun’un 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Suça sürüklenen çocuk hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli, 2016/6-986 Esas ve 2018/554 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
e) Hükmolunan hapis cezası, 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK’nin 51/8. maddesi uyarınca, “denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına” ilişkin karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, suça sürüklenen çocuk …’ın, hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 10.02.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesince araştırılarak 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.