YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10397
KARAR NO : 2020/13691
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın temyiz talebinin, kendisi hakkında kurulan “mahkûmiyet” hükmü ile sınırlı olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan 25/02/2016 tarihli adli muayene raporuna göre, meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılabileceğinin öngörüldüğü ve adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. Derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırıldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ile TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak TCK’nin 87/3. maddesi gereği makul bir oranda artırım yapılması gerekirken, (½) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre, taraflar arasında karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen ve sanığın da basit şekilde yaralandığı olayda, mahkemece öncelikle ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespiti yoluna gidilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 2002-367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.