Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10430 E. 2020/15449 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10430
KARAR NO : 2020/15449
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Müşteki hakkında düzenlenen Ordu Devlet Hastanesinin 20.10.2014 tarihli geçici raporunda “göğüs ön duvarında sternum sol tarafta 3. kosta seviyesinde 2 cm kesi, sağ üst kadranda 2 cm kesi, sağ alt kadranda 2 cm kesinin” olduğu, yaralanmasının mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun belirtildiği, Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.12.2014 tarihli kati raporunda ise, müştekinin yaralanmasının hayati tehlike oluşturmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında; müştekideki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olup olmadığı konusunda çelişki olduğu ve rapor içeriklerinin yetersiz olduğu anlaşılmakla, mağdurun yaralanmasının niteliğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, müştekinin tüm tedavi evrakları ile geçici ve kati raporlarının Adli Tıp ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda ayrıntılı raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre ;
2) Müştekinin yaralanmasına ilişkin olarak Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan 25.12.2014 tarihli rapora göre, mağdurda meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında hatalı uygulama yapılarak 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi yerine TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.