YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10873
KARAR NO : 2020/14460
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın temyiz talebinin, kendisi hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Of Devlet Hastanesince tanzim olunan 20.09.2015 tarihli raporda, “Sol frontal bölgede ekimoz ve şişlik, sol göz altında ekimoz, sağ kol üzerinde çizikler” bulunduğunun belirtildiği, herhangi bir kemik kırığı ya da şüphesinin ifade edilmediği; Trabzon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli plastik cerrahi uzmanınca tanzim olunan 17/11/2015 tarihli kesin raporda ise herhangi bir yaralanma, bulgu ve yaralanma bölgesi izah edilmeksizin, “hayati tehlike yok, organ ve uzuv zaafı yok, çehrede sabit eser yok, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyorlarına etkisi hafiftir.” şeklinde açıklamaya yer verilmesi karşısında, her iki raporun birbiri ile çelişkili olmasının yanı sıra hükme esas alındığı anlaşılan nihai raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek, katılanın tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarının en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterlere uygun, kemik kırığının mevcut olması durumunda hayat fonksiyonlarına etkisi yönünden skorlama yapılarak düzenlenecek rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre sanığın yargılama konusu eylemini, kendisine ait zincirin katılan tarafından kesilmesi nedeniyle duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlediği, bu itibarla olayın başlangıcına sebebiyet veren ilk haksız eylemin katılandan geldiği, katılanın yargılama aşamasında bu hususta samimi beyanda bulunduğ ve katılan hakkında mala zarar verme suçundan tür ve miktar itibariyle kesin hüküm niteliğinde olan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” nazara alınarak, aynı Kanun’un 29. maddesi gereği haksız tahrik indirimi uygulanırken hakkaniyete uygun ve makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, (¼) oranında indirim uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.