Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10930 E. 2020/18395 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10930
KARAR NO : 2020/18395
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/ Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3 maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesine göre vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasına ilişkin yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuk müdafine duruşma günü bildirilmeden, suça sürüklenen çocuğun duruşmada avukatı ile birlikte savunma yapacağını da ifade etmesine rağmen suça sürüklenen çocuk müdafinin yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3)Müşteki hakkında … Devlet Hastanesinin 17.07.2013 tarihli raporunda ”Burun septumunda yüzeyel sıyrık ve hematom mevcut. Burunda fraktür mevcut olup hayati tehlikesi yoktur. Kati raporu KBB doktoru tarafından verilecektir. Alkolsüzdür.” şeklinde, … Devlet Hastanesinin 18.07.2013 tarihli KBB uzmanınca verilen raporunda ”Muayene bulguları: Çekilen os nazal grafide os nazal fraktür mevcuttur. Basit tıbbi müdahale ile iyileşmez. Hayati tehlikesi yoktur. Hayati fonksiyonlarını hafif derecede etkiler. Durum bildirir kesin hekim kanaat raporudur.” şeklinde tespitte bulunulduğu, düzenlenen raporlarda tespit edilen mevcut kırığın hayati fonksiyonlara etki derecesinin sayısal olarak belirtilmediği ve raporların Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; mahkeme tarafından müştekinin tüm tedavi belgeleri ve raporları, varsa grafileri en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek ve müştekide meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesi hususunda denetime elverişli olacak nitelikteki raporu alınarak neticesine göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.