Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10936 E. 2020/19147 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10936
KARAR NO : 2020/19147
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar … ve … müdafii, katılan vekili

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Katılan …’ün soruşturmada alınan ifadesinde beyan etmediği ancak yargılamada alınan ifadesinde sonradan mağdur …’e ait olduğunu öğrendiği kemerle sanıkların kendisine vurduğuna dair beyanı karşısında, kemerin hangi sanığın elinde olduğu, hangi sanığın kemer kullanarak kendisine vurduğu katılandan sorularak dosya kapsamı itibariyle tüm delillerin birlikte değerlendirilerek fikir ve eylem birlikteliği içerisinde bulunan sanıkların katılan …’e yönelik kasten yaralama eylemi yönünden 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e. bendinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b)İl Emniyet Müdürlüğünden temin edilen dosya içerisindeki belgeye göre özel güvenlik görevlisi oldukları anlaşılan sanıklar … ve … ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde bulunan sanık …’ın 5188 sayılı Kanun’un 10. ve 11. maddeleri uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayıp Valilikten çalışma izni alarak, anılan Kanun’un 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi olduğuna dair belgesinin temin edilip sanıklar hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama eylemi yönünden 5237 sayılı TCK’nin 86/3-d. bendi uygulanmadan eksik ceza tayini,
c)Katılan …’ün 27.11.2015 tarihli celsede ”maddi bir zararım yoktur” şeklinde beyanda bulunması karşısında, sanık … hakkında katılan …’ün zararı tazmin edilmediği şeklindeki dosya kapsamıyla uyumsuz gerekçeyle 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d)Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği halde bu eylem yönünden Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde gerekçe yazılmaması,
e)28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanıklar hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasını ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Sanıklar … ve … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)İl Emniyet Müdürlüğünden temin edilen dosya içerisindeki belgeye göre özel güvenlik görevlisi oldukları anlaşılan sanıklar hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik kasten yaralama eylemleri yönünden 5237 sayılı TCK’nin 86/3-d. bendi uygulanmadan eksik ceza tayini,
b)Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği halde bu eylem yönünden Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde gerekçe yazılmaması,
c)28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanıklar hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasını ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 15.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.