YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11940
KARAR NO : 2020/15631
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi kapsamında kalan “Kasten Yaralama” suçunun, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce de uzlaştırma kapsamında olduğu, sanığın yargılama konusu eylemini, eşine karşı ve 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan “kemer” ile gerçekleştirmesi karşısında, somut olayda TCK’nin 86/1. ve 86/3. maddeleri kapsamında kalan eylem yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, tebliğnamenin bu yöndeki görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereği açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle aynı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca açıklanması sırasında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Afşin Devlet Hastanesince tanzim olunan 12.07.2012 tarihli raporda, “Sağ ve sol kolda ve sırt bölgesinde geniş alanda ekimoz, abrazyon, hiperemi” bulunduğundan bahsedilmesi karşısında mevcut lezyonların basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtilmesi yönünden raporda çelişki bulunduğu anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile adli muayene raporlarının en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilmesiyle 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurmaya everişli olmayan çelişkili rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) UYAP ortamından temin edilen resmi nüfus kayıtlarına göre sanık ile mağdurun suç tarihinde evli oldukları, sanığın, eşi olan mağdura karşı yargılama konusu eylemini TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan “kemer” ile gerçekleştirdiği, sanık hakkında hüküm kurulurken TCK’nin 86/1. maddesine göre temel cezanın tayini sırasında, “birden fazla nitelikli hâl ihlali ile suçun işlendiği”nden bahisle alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında bu şekilde belirlenen temel cezada, aynı Kanun’nun 86/3-son maddesi uyarınca (½) oranında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
4) Sanık hakkında, kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni neticesi olarak 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edildiği de nazara alınarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 05/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.