Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/11993 E. 2020/15616 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11993
KARAR NO : 2020/15616
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … ile sanık sanıklar … ve … müdafiinin temyiz taleplerinin, sanıklar hakkında (26/04/2016 havale tarihli dilekçe ile şikâyetinden vazgeçmekle katılan sıfatını yitiren) mağdur …’e karşı gerçekleştirdikleri “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan “mahkûmiyet” hükümlerine yönelik olduğunun tespiti ile yapılan incelemede,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık … yönünden, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesince talimat yoluyla aldırılması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanıkların eylemleri neticesinde mağdur …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Kars Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan, 24.04.2015 tarihli raporda, sağ el 5. metakarpta meydana gelen, hayat fonksiyorlarını orta (2) derecede etkileyeceği belirtilen kemik kırığının, “duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da kaybına yol açmadığı” belirtilmiş ise de Adli Tıp kriterleri ile Dairemizin yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, “duyu ya da organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da kaybına” yönelik değerlendirmenin, olay tarihi üzerinden en az 18 ay geçtikten sonra yapılacak
muayene neticesinde belirlenmesi gerektiği, hükme esas alınan rapor tarihi 24/04/2015 olmakla bahse konu kriteri karşılamadığı gibi mağdurun kovuşturma aşamasına “Sağ elimde kırık meydana geldi. Ayrıca şu an sağ el serçe parmağımı kullanamıyorum. Kapanmıyor. Bu sebeple hareket kısıtlılığı vardır.” şeklindeki beyanı ve mahkemece yapılan ve tutanağa geçirilen “Müştekinin beyanında geçtiği şekilde sağ ele ait serçe parmağının diğerlerinden ayrı durduğu gözlemlendi.” hususları nazara alınarak mağdurun, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adli muyene raporları ie birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, yapılacak fiziki muayenesini müteakip bahse konu yaralanmalarına ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayinleri gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
3) Sanıkların eylemleri neticesinde mağdur …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Kars Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan, 24.04.2015 tarihli rapora göre mağdurda, hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı ile yüzde sabit iz meydana gelmiş olması karşısında, eylemlerini, birden fazla nitelikli hâl ihlaline neden olacak şekilde gerçekleştiren sanıklar hakkında TCK’nin 86/1. maddesine göre temel ceza tayin edilirken, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler gereğince suçun işleniş biçimi, kasıtlarının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile aynı Kanun’un 3. maddesinde yer verilen “cezada orantılılık ilkesi” gereği, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayinleri,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanıklar … ve … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 05/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.