YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12424
KARAR NO : 2020/15123
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin sanık … hakkında müşteki …’ya yönelik kasten yaralama suçundan verilen düşme kararına yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
1) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; mağdur … ile sanık …’ın olay tarihinde aynı apartmanda ayrı ayrı dairelerde ikamet edip suç tarihinden önce aralarında komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan sorunlar olduğu, olay günü mağdur …’nın evinin balkonunu sildiği bezi çırpmasından dolayı sanık … Çuhadaroğlu ile balkondan balkona tartışmaya başladıkları sırada sanığın araba yıkama fırçasını mağdura fırlatarak mağduru sol kaş üzerinde hiperemi olacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak müsnet suçu işlediği anlaşılmakla, somut olayda sanığın atılı suçta kullandığı araba yıkama fırçasının 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılması gerektiğinden sübut bulan eylemin 5237 sayılı TCK’nin 86/2,86/3-e maddeleri kapsamındaki takibi şikayet tabi olmayan yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delil takdirinde hatalı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
2) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. ” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31.
maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.