Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12725 E. 2020/16838 K. 19.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12725
KARAR NO : 2020/16838
KARAR TARİHİ : 19.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Beraat, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbiri

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan suça sürüklenen çocuğa karşı “Kasten Yaralama” suçundan verilen “Beraat” kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Katılan suça sürüklenen çocuk hakkında “Kasten Yaralama” ve “Kasten Yaralamaya Teşebbüs” ve “Mala Zarar Verme” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre suça sürüklenen çocuğun eline geçirdiği soda şişesiyle katılan sanık …’e vurmaya çalıştığı ancak soda şişesini yere düşürmesi sebebiyle eylemini tamamlayamadığı, akabinde Mehmet’e yumrukla vurarak onu, Gerede Devlet Hastanesince tanzim olunan 31/10/2014 tarihli raporda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin bir bütün olarak, tek başına “silahla tamamlanmış kasten yaralama” suçunu teşkil ettiği, bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 31/3. maddelerinin tatbikiyle tek bir hüküm kurulması gerekirken, eylemlerin bölünmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında “kasten yaralama” ve “silahla kasten yaralamaya teşebbüs” suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,

b) Suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesinde katılan sanık …’te meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Gerede Devlet Hastanesince tanzim olunan 31/10/2014 tarihli raporda “Parietal bölge solda hassasiyet, sağ kulak önünde 2 adet 0,5 cm. çaplı eritemli sıyrık, sağ zygomatik bölgede 2 cm.’lik eritemli kesi” bulunduğunun belirtilmesi karşısında, Bolu Devlet Hastanesinde görevli Plastik Cerrahi uzmanınca tanzim olunan, 05/03/2015 tarihli raporda, “sağ … abrazyon ve sağ kulak önünde abrazyon, mevcut haliyle kalıcı iz yok.” şeklinde görüş belirtilmiş ise de, Adli Tıp kriterleri ve Dairemizin yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, “yüzde sabit iz” yönünden düzenlenecek raporların, olay tarihi üzerinden en az 6 ay geçtikten sonra yapılacak fiziki muayene neticesinde tanzim olunması gerektiği, bahse konu raporun ise olay tarihi üzerinden 6 ay geçmeden düzenlenmekle hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek, katılanın, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın adli tıp kurumu ilgili şube müdürlüğüne sevki sağlanarak yapılacak fiziki muayenesini müteakip, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm ölçütlere göre rapor temin edilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen “Kasten Yaralama” ve TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen “Mala Zarar Verme” suçlarının, hükümden sonra, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun, suç tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olup reşit olmadığı ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 29/1. maddesi uyarınca “reşit olan katılan sanık ile reşit olmayan suça sürüklenen çocuğun velisi arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekliliği” de gözetilerek, taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
d) Suça sürüklenen çocuk hakkında “kasten yaralamaya teşebbüs” eyleminden hüküm kurulurken, TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulandığı paragrafta uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte

bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 19/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.