YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12827
KARAR NO : 2020/11222
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
Basit yaralama suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair …3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2010 tarihli ve 2008/293 Esas, 2010/187 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içinde 05.05.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair …3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli ve 2018/325 Esas, 2019/456 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.03.2020 tarihli ve 2019/19258 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2020 tarihli ve 2020/35188 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, sanığın müsnet suçu 05.10.2007 tarihinde işlediği, 25.01.2010 günü mahkeme huzurunda savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 18.05.2010 tarihinde verilip 26.05.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 05.05.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, sanığın savunmasının alındığı 25.01.2010 günü kesilerek yeniden işlemeye başlayan zamanaşımının 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 26.05.2010 ilâ 05.05.2011 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 05.05.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 05.10.2007 tarihinden 11.10.2019 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınmadan davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten yaralama suçundan …3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli ve 2018/325 Esas, 2019/456 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.