YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12864
KARAR NO : 2020/17296
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince “Kasten yaralama” ve TCK’nin 151/1. maddesi gereğince “Mala zarar verme” kamu davası açıldığı, suç tarihinde mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle her iki suç yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; sanığın üzerine atılı TCK’nin 151. cümlesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, ayrıca sanığın bu suçtan beraat ettiği, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Çorum (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.04.2008 tarihli ve 2007/520 Esas – 2008/335 Karar sayılı ilamına konu suçların, TCK’nin 125/1. maddesinde yer alan hakaret ve TCK’nin 106/1. maddesi 1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçların a ilişkin olup, TCK’nin 125/1 . maddesindeki hakaret suçunun suç tarihinde uzlaşmaya tabi olmayan TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesindeki tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olmadığı, TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesinde
düzenlenen tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve tehdit suçu ile birlikte işlenen hakaret suçu yönünden de 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşulları ortadan kalktığından uzlaşmanın mümkün hale geldiği nazara alınarak UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında Çorum(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, uzlaşmanın sağlanması nedeniyle bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirine ilişkin sürenin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında “1 yıl” denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması,
4) Gerekçeli karar başlığında, katılan …’nın sıfatının “müşteki” olarak yazılması
5) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.