YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12941
KARAR NO : 2020/17351
KARAR TARİHİ : 26.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar hakkında, katılana karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 28/04/2016 tarihinde tefhim edilen hükümlere karşı, 1412 sayılı CMUK’un 310/3. maddesinde öngörülen bir aylık kanuni süre geçtikten sonra 07/06/2016 tarihli ve UYAP tarihli temyiz talebi ile temyiz başurusunda bulunduğu anlaşılmakla, süresinden sonra vaki temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında katılana karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanıkların eylemleri neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Adana Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 21/01/2016 tarihli raporda, “Sol kaş içinde medialde oblik seyirli 1 cm çevre ciltten açık renkte kılsız nedbe dokusu, yüzde sabit iz niteliğindedir.” şeklinde görüş belirtilmiş ise de Adli Tıp kriterleri ve Dairemizin yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, yüzde sabit iz’e ilişkin görüş belirtilen raporların, olay tarihinini üzerinden en az 6 ay geçtikten sonra temin edilmesi gerektiği, bu itibarla makul süreden önce düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, katılanın, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adi Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ie sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurmaya elverişsiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Sanıklar hakkında tanzim olunan iddianame ile sanıkların, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. ve 87/1-c maddeleri gereği cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, sanıklara 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
c) Katılanın, kovuşturma aşamasında aynen tekrar ettiği, soruşturma aşamasında kolluk tarafından tespit olunan 18/08/2015 tarihli beyanında “içlerinden biri kemerle vurdu” şeklindeki anlatımı ile Adli Tıp Kurumu Adana Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 19/08/2015 tarihli raporda, “Sol orbita üstü kaş bölgesinde 1 cm lik süture kesi” bulunduğunun ifade edilmesi karşısında, sanıklara, iddianamede belirtilmeyen TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, aynı Kanun’un 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması ve TCK’nin 86/1., 86/3-e ve 87/1-c maddelerine göre belirlenen ceza miktarının “5 yıl” hapis cezasının altında kalması durumunda sanıklara, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması ihtimaline binaen CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı da tanınarak, ceza miktarlarının “5 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesi ve bu miktar üzerinden TCK’nin 62. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 26/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.