YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14746
KARAR NO : 2020/18422
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Katılan hakkında …Devlet Hastanesinin 08.04.2013 tarihli geçici raporuna göre katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının ifade edilmesine karşın, katılan hakkında … Adli Tıp Kurumunun 22.05.2013 tarihli raporunda katılanın ”sağ tibia ve fibula açık parçalı kırığa” neden olan yaralanmasının hayati tehlike oluşturmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği, katılan hakkında … Adli Tıp Kurumunun 26.06.2013 tarihli raporuna göre ise katılanın ”sağ tibia ve fibula açık parçalı kırığa” neden olan yaralanmasının hayati tehlike oluşturmadığı, kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatine yer verildiği, katılanda oluşan söz konusu ”sağ tibia ve fibula açık parçalı kırığa” neden olan yaralanmanın yaşamı tehlikeye sokan bir durum olup olmadığı ve kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi hususlarında raporlar arasında çelişkili olduğu görülmekle, katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlarının Adli Tıp Kurumu İhtisas Kuruluna gönderilerek yaralanmasının 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Gerekçeli kararda hükme esas alınan katılan hakkındaki 26.06.2013 tarihli … Adli Tıp Kurumunun raporunda katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye uğratmadığı belirtilmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun katılana karşı eyleminin hayati tehlike oluşturacak şekilde kasten yaralama eylemi olduğu kabul edilerek çelişki oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.