Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/1582 E. 2020/8802 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1582
KARAR NO : 2020/8802
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
1) Katılanın Konya Ereğli Devlet Hastanesince düzenlenen 19.01.2011 adli raporunda; “…alın orta kısmından sola doğru uzanan 8 cmlik kesi, sağ yanak zygomatik kemik üstünde 2 cmlik kesi, sol üst kol lateral kısmında 5 cmlik hafif ekimoz bulunmaktadır. Sol işaret parmağında 2 cm sıyrık var. BTM ile iyileşir” şeklindeki yaralanma tarifi yapıldığı, Konya Ereğli Devlet Hastanesi astik Cerrahi Uzmanı tarafından düzenlenen 03.04.2012 tarihli kesin adli raporunda; “…muayenede 5 metre uzaklıktan belli olan sol malar bölgede 1 cmlik deprese skar mevcut. Yüzde sabit iz oluşturmamaktadır. Bu yaralanma fiilinin; kişi üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif, yüzde sabit ize, yüzün sürekli değişikliğine neden olduğu”nun bildirildiği, Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12.04.2012 tarihli adli raporda ise; “Sol yanak üst uç ortada 1.2 cm uzunluğunda oblik seyirli çevre dokulardan belirgin derecede çöküklük oluşturan ve konuşma gülme gibi mimik hareketleri ile daha da belirginleşen cilt renginde nedbe dokusu bulunduğu, bu lezyonun belirgin cilt çöküklüğü şeklinde olduğu, sol kaş orta hat üstünden başlayıp alın üst orta hatta kadar uzanan 6 cm uzunluğunda ciltten hafif açık renkte ve bazı kısımlarında ciltten hafif çöküklük oluşturan yara izleri bulunduğu, yara izlerinin sosyal diyalog mesafesinden belirgin bir dikkat göstermeden ilk bakıda hemen fark edilebilen yara izi niteliğinde olduğu” belirtilerek yaralanmanın yüzde sabit ize neden olduğu ancak yüzde sürekli değişikliğe neden olmadığı kanatine varıldığı anlaşılmakla;
Suç vasfının kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi açısından katılanın tüm hastane evraklarıyla birlikte tam teşekküllü bir sağlık kurumuna sevk edilerek, mevcut yaralanmasının yüzünde sabit ize veya yüzün sürekli değişikliğine neden olup olmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden, Konya Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi Uzmanınca düzenlenen rapor ile Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporları arasındaki çelişki giderilmeden, eksik araştırmama ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Sanığın aşamalardaki savunmasına, katılanın beyanlarına, dosya kapsamına göre suç tarihinde sanık ve katılanın akrabaları arasında çıkan tartışmayı ayırmaya çalışan ve sanığın kendisine ya da akrabalarına yönelik haksız bir eylemi bulunduğu yolunda delil elde edilemeyen katılana “sen bu işe karışma diyerek” elindeki bıçak ve taş ile vurmak suretiyle yaralayan sanığın TCK’nın 29. maddesindeki tahrik hükümlerinden yararlanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.