YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16164
KARAR NO : 2021/1084
KARAR TARİHİ : 14.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza
hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/2 ve 86/3-a,e maddelerine göre belirlenen “9 ay” hapis cezası üzerinden, eylemin haksız tahrik altında işlendiğinin kabulü ile TCK’nin 29. maddesi uyarınca (¾) oranında indirim uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı, “2 ay 7 gün” hapis cezası iken hesap hatası nedeniyle “1 ay 7 gün” hapis cezası olarak tespiti ve bu miktar üzerinden, TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığında hükmedilmesi gereken ceza miktarı “1 ay 25 gün” hapis cezası iken hesap hatası neticesinde “1 ay” hapis cezası olarak tespiti suretiyle eksik ceza tayini,
3) Sanığın yargılama konusu eylemini, mağdurun kendisine tokat atması üzerine gerçekleştirdiğinin kabulü ile TCK’nin 29. maddesi gereği sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanması karşısında, TCK’nin 3. maddesinde yer verilen “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak, sanık hakkında kurulan hükümde makul bir oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde en üst (¾) oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
4) 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince; “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrileceği”nin belirtilmesine karşın, adli sicil kaydında suç tarihi itibariyle hapis cezasına ilişkin herhangi bir mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, TCK’nin 86/2. maddesinde yer alan seçimlik cezalardan tayin olunan kısa süreli “1 ay” hapis cezasının TCK’nin 50/1. maddesi uyarınca TCK’nin 50/2. maddesi de dikkate alınarak adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sanık hakkında, kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni neticesi olarak 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320
sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.