Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16429 E. 2021/1589 K. 20.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16429
KARAR NO : 2021/1589
KARAR TARİHİ : 20.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı inkar ederek, olay günü olayın olduğu iddia edilen Manisa’nın Selendi ilçesinde değil Salihli ilçesinde … isimli otelde olduğunu savunmalarında beyan etmesi ve … isimli otelden istenen kayıtlara göre sanığın 05.10.2015 tarihinde saat 04.30 sularında otele giriş ve 07.10.2015 tarihinde otelden ayrılış yaptığının anlaşılmasına ve yine olayda görgü tanığının da bulunmamasına göre, sanığın varsa suç tarihinde kullanmış olduğu cep telefonu numarası tespit edildikten sonra cep telefonlarına ait HTS baz istasyonu kayıtları ve iletişim kayıtları getirtilip, gerekirse kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak,olay tarihinde sanığın olay mahallinde bulunup bulunmadığının tespit edilerek, diğer delillerle birlikte sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3) Adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının tespit edilebilmesi için muayenenin olaydan en az 6 ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğuna dair Salihli Devlet Hastanesinden alınan 29.01.2016 tarihli raporun ise olay tarihinin üzerinden 6 ay geçmeden yapılan muayene sonucunda düzenlendiği anlaşılmakla, mağdurun mevcut raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, yüz bölgesinde tespit edilen yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, olayın üzerinden yaklaşık 4 ay geçtikten sonra düzenlenen ve muayene süresi yönünden adli tıp kriterlerine uygun olmayan rapor esas alınarak eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.