YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16484
KARAR NO : 2021/1457
KARAR TARİHİ : 19.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Basit yaralama, kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan sanığın, sanıklar Abdülkerim ve İrfan hakkında hakaret ve tehdit suçundan, Enes hakkında basit yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından beraatine dair hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Katılan sanığın hakkında İrfan’ı kasten yaralama suçu nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Katılan … hakkında Samsun Gazi Devlet Hastanesince düzenlenen 15.08.2014 tarihli adli raporda tespit edilen sol el 5. parmak proksimal falanks kırığının hayati fonksiyonlarına etki derecesinin belirtilmemesi karşısında, tüm tedavi belgeleri ve raporları varsa grafilerinin Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilip, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddeleri kapsamında mağdurun yaralanmasının niteliği hususunda kesin raporu alınmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Tarafların karşılıklı olarak birbirini yaraladığı olayda, tarafsız tanık bulunmaması ve tarafların birbirini suçlayıcı beyanları karşısında ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
c) 5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesinde yer alan “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ertelenen “1 yıl 5 ay 15 gün” hapis cezasının denetim süresinin en az “1 yıl 5 ay 15 gün” olacağı gözetilmeden, denetim süresinin “1 yıl” olarak belirlenmesi,
ç) Neticeten “1 yıl 5 ay 15 gün” hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında, hükmolunan uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.