YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18768
KARAR NO : 2020/16082
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar Tacettin ve Adem hakkında katılan …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Katılan … hakkında Gemerek Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 25.10.2009 tarihli raporda, katılanın burnunda travmaya bağlı kırıkların mevcut olduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği, ancak adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca anılan raporda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin tespit edilmediği, yine katılanın yaralanması hakkında düzenlenen Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 13.01.2014 tarihli raporunda, katılanın yaralanmasının burun kemik kırığına neden olup olmadığı hususunda açıklık bulunmadığı ve basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olup olmadığı hususunda tespitte bulunulmadığı anlaşılmakla, raporların bu haliyle adli tıp kriterlerine uygun olmamaları ve hüküm kurmaya elverişli bulunmamaları karşısında; katılana ait geçici ve kati raporlar ile tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri temin edilip, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen her bir ölçüte göre ayrı ayrı yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu aldırıldıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz nitelikteki raporlar hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Polis memuru olan sanığın, katılana yönelik yaralama eylemini kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği sabit olduğu halde, sanık hakkında TCK’nin 86/3-d maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.