YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19460
KARAR NO : 2020/11217
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
Nitelikli kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/421 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararının 20.02.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28.11.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2019 tarihli ve 2019/161 Esas, 2019/288 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 02.04.2020 tarihli ve 2019/18027 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2020 tarihli ve 2020/44036 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, mağdur …’ın kayden 08.03.2000 doğumlu olup, suçun işlendiği 09.04.2014 tarihinde 12-15 yaş grubu aralığında bulunması karşısında, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önceki aşamada suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına davanın ihbar olunmadığı ve adı geçen kuruma usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmadığı, bu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 Esas, 2019/1821 Karar sayılı ilâmında yer alan “…suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı…” şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
29.02.2020 tarihli, 31054 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli, 2019/6 Esas ve 2019/7 Karar sayılı kararına göre; 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesi zorunlu olmadığından mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan bu nedenle sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2019 tarihli ve 2019/161 Esas, 2019/288 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.