YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2046
KARAR NO : 2020/18038
KARAR TARİHİ : 03.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında “Tehdit” suçundan TCK’nin 106/1-1. cümle uyarınca ve sanık … hakkında ise “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içinde mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sanık … hakkında … ve …’a karşı “Hakaret” suçlarından, katılan sanık … hakkında …’ya karşı “Mala Zarar Verme” suçundan, sanık … hakkında …’ya karşı “Tehdit” suçundan, sanık … hakkında …’ya karşı “Tehdit” suçundan, sanık … hakkında … ve …’a karşı “Hakaret” suçundan, sanık … hakkında …’ya karşı “Hakaret” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarları itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulundukları anlaşıldığından, katılan sanıkların temyiz istemlerinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında, katılan sanıklar … ve …’a karşı “Tehdit” suçundan verilen “Beraat” kararlarına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan sanık …’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın eylemi neticesinde katılan sanık …’ta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Bergama Devlet Hastanesinde görevli Plastik Cerrahi Uzmanınca tanzim olunan 15.04.2013 tarihli raporda, “Sağ kaş üzerinde skar, yüzde sabit ize neden olur.” şeklinde görüş belirtilmiş ise de Adli Tıp kriterleri ve Dairemizin yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, yüzde sabit iz hususunda görüş belirten raporların, olay tarihi üzerinden en az 6 ay geçtikten sonra yapılacak fiziki mualene neticesinde tanzim olunması gerektiği, bu itibarla mezkur raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, katılan sanık …’un, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, yapılacak fiziki muayenesini müteakip, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre sanığın, yargılama konusu eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında “silah”tan sayılan plastik boru ile gerçekleştirdiği, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, ancak “Suçta kullanılan plastik borunun silahtan sayılan aletlerden olduğunun sabit olmadığı” şeklindeki hatalı değerlendirme neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, dolayısıyla sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca “5 yıl” hapis cezası olarak tespiti gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule ve uygulamaya göre de;
c) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen “1 yıl” hapis cezasının, katılan sanığın yüzünde sabit iz meydana geldiğinden bahisle aynı Kanun’un 87/1-c maddesi uyarınca (1) kat artırılması neticesinde belirlenen ceza miktarının, “3 yıl” hapis cezasının atında kalması durumunda, TCK’nin 87/1-son maddesinin tatbiki ile “3 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
d) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar Ceyhan ve Mesut’un temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.