Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20823 E. 2020/12507 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20823
KARAR NO : 2020/12507
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/1. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Van 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/1086 Esas, 2019/454 Karar sayılı kararına yönelik itirazın vekalet ücreti yönünden kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2019/772 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.06.2020 tarihli ve 2020/1864 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2020 tarihli ve 2020/56326 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/7458 Esas, 2019/7439 Karar sayılı ilâmında; “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun’dan kaynaklanan koruma yükümlülüğüne ilişkin bir kamu görevi olması nedeniyle vekalet ücretine yönelik talebin reddine” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda, Van 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2019 tarihli tensip zaptının katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tebliğ edilmesi üzerine Bakanlık vekilinin 09.01.2019 havale tarihli katılma dilekçesiyle davaya katılma talebi bulunması üzerine 06.03.2019 tarihli 1. oturumda katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verildiği ancak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun’dan kaynaklanan koruma yükümlülüğüne ilişkin bir kamu görevi olduğu ve Mahkemesince anılan Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa
yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden itirazın bu yönden kabulüne dair mercii kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2019/772 değişik iş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.