Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20835 E. 2020/12508 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20835
KARAR NO : 2020/12508
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/772 Esas, 2019/845 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/1637 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.06.2020 tarihli ve 2020/3273 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2020 tarihli ve 2020/55236 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince; sanığın adlî sicil kaydında mevcut bulunan İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi gereğince ikinci suç açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil edeceği gerekçesiyle İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın suç tarihinde sabıkasız olması ve itirazın kabulüne esas olarak gösterilen İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/384 Esas, 2019/676 sayılı kararının, incelemeye konu suç tarihi olan 10.07.2019 tarihinden sonra, 08.10.2019 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eden bir husus bulunmadığı, zira 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi ile denetim süresinde yeni bir suç işlenmesi durumunda yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin düzenlendiği gözetilmeden itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ayrıca, bahsi geçen maddenin 8. fıkrasında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü yer almaktadır.
CMK’nin 231/8. maddesine ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesinin gerekçesinde de bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Buna göre 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece sanık …’nun kasten basit yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz merciince kabul edilerek sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kaldırılmıştır.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan kasten basit yaralama suçundan verilen İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli, 2019/384 Esas ve 2019/676 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08.10.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu suç yönünden sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu kasten basit yaralama ve basit tehdit suçları yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın inceleme konusu kasten basit yaralama suçunu adli sicil kaydındaki diğer kasten basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 08.10.2019 tarihinde başlamış ve incelenen kasten basit yaralama suçundan mahkemece 21.11.2019 tarihinde karar verilmiştir. 08.10.2019 tarihinden sonra sanık hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Böylece, sanık hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın merciince kabul edilerek kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.