YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20842
KARAR NO : 2020/13190
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Müessir fiil suçundan sanık …’ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 457/1, 51/1, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/1. maddeleri gereğince 600,00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2008 tarihli ve 2005/416 Esas, 2008/46 Karar sayılı kararının 12.05.2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18.04.2013 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarihli ve 2013/269 Esas, 2014/71 Karar sayılı kararıyla cezalandırıldığının ve bu kararın 26.09.2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 457/1, 51/1, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/1. maddeleri uyarınca 600,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/812 Esas, 2019/1007 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.06.2020 tarihli ve 2020/1648 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2020 tarihli ve 2020/54450 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı müessir fiil suçunun 27.04.2005 tarihinde işlendiği ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanık hakkında verilen 20.02.2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12.05.2008 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 18.04.2013 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahûmiyet hükmünün de kesinleşmiş olması karşısında önceki hükmün açıklanmasının gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 10.12.2019 itibari ile dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/812 Esas, 2019/1007 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.