Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/21729 E. 2020/15454 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21729
KARAR NO : 2020/15454
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün gerekçesinde sanığın eylemi 5237 sayılı TCK’nin 38. maddesi kapsamında “azmettirme” olarak kabul edildiği halde, TCK’nin 86/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta uygulanan kanun maddesi, “TCK’nin 38/1. maddesi delaletiyle TCK’nin 86/1. maddesi” yerine “TCK’nin 86/1. maddesi” olarak belirtilmiş ise de, bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Zincidere Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak çalışan katılan …’ın, aynı cezaevinde hükümlü olarak bulunan ve izinden dönen sanığın cezaevi girişinde üstünü aradığı sırada, uyuşturucu madde bulması üzerine resmi işlem yapıldığı ve bu nedenle sanığın açık cezaevinden kapalı cezaevine nakledildiği, bu olay sebebiyle sanık ile koğuş arkadaşı olan temyiz dışı sanık …’ın katılana husumet besledikleri, tanık …’in açık cezaevinde akşam sayımı yaptığı sırada, temyiz dışı sanık …’ın tanık İbrahim’e hitaben “Bizim arkadaşımız yandı, sizin arkadaşınız da yanabilir” dediği, yine sanık …’ın tanık …’dan katılanın ev adresini öğrenmesini istediği, sanığın 17.01.2006 tarihinde kapalı cezaevinden tahliye edildiği ve 24.01.2006 tarihinde market alışverişini yapıp elinde poşetlerle evine giden katılana kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişilerin arkadan sopa ile saldırması üzerine katılanın yüzde sabit ize ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda; sanık ile katılan arasındaki husumet, sanık ile temyiz dışı sanık …’ın arkadaş olmaları, sanığın koğuş arkadaşı olan temyiz dışı sanık …’ın tanık İbrahim’e söylediği söz, tanık Murat’tan katılanın ev adresini öğrenmesini istemesi ve yine katılanın yaralanması olayından sonra da tanık Murat’a katılanı

kendisinin dövdürdüğüne dair beyanı, Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 15.05.2006 tarihli yazısı, katılanın adli rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı uyarınca, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.11.2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık … hakkında katılan …’ı duyu ve organlarından birinin işlevini yitirmesine neden olacak şekilde yaralamak suçundan TCK’nin 37/1, 86/1,3-c, 87/2-b, 53/1, 58/1. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda TCK’nin 86/1, 86/1-c, 87/2-b, 53. maddeleri gereğince 12 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
Olay tarihinden önce Zincidere Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan katılan …’ın aynı cezaevinde hükümlü olan ve ayrıldığı izinden dönen sanık …’nın cezaevi girişinde üstünü aradığı, uyuşturucu madde yakalaması nedeniyle hakkında resmi işlem yapılarak açık cezaevinden kapalı cezaevine aynı gün nakledildiği, bu nedenle arkadaşı olan ve aynı cezaevinde yatan …’ın, tanık İbrahim Erdem’e bizim arkadaşımız yandı sizin arkadaşınızda yanabilir, şeklinde söylendiğinden bahisle sanıklar … ve … hakkında cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ve mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de;
Sanık …’nın uyuşturucu yakalattığı için kapalı cezaevine nakledildiği, suç tarihinde birlikte dava açılan …’ın cezaevinde bulunduğu;

Sanığın yargılama aşamasındaki süreklilik gösteren suç işlemediğine ve kimseye suç işlemek için azmettirmediğine dair savunmaları, katılanın kendisini yaralayan kişi ya da kişileri görmediğini beyan etmesi ve katılanın bu kişi ya da kişilerin azmettirdiğine dair iddiasının ise tanık beyanları ile doğrulanmadığı, tanıklar …, Adnan Saraç ve İbrahim Erdem’in katılanı temyiz temyiz dışı sanık …’ın dövdürdüğüne dair anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan, hükmün bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun hükmün onanması düşüncesine katılmıyorum.


Muhalif Üye