YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2179
KARAR NO : 2020/8156
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye düşürülmesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Muhtar olan sanığın olay günü kamu görevlisi olması nedeni ile İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı tarafından “kamu görevlisi silah taşıma ruhsatı” düzenlenen silahla ateş ettiği olayda, kullanılan silahın sanığın şahsi silahı olduğu ve yerine getirdiği kamu görevine ait olmadığı gözetilmeden kasten yaralama ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından hüküm kurulurken uygulama yeri bulunmayan TCK 266/1. maddesi uygulanarak sanığa fazla ceza tayini,
2) Sanık hakkında mağdur …’yı yaralaması yönünden, iddia, savunma, mağdur ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, olay günü alkol aldıktan sonra tanık …’in evine gelen sanığın nedeni belirlenemeyen bir şekilde önce bir el havaya ateş ettiği daha sonra eve girdiği, orada bulunanların engellemeye çalıştıkları sırada sanığın bir el daha ateş ettiği duvardan seken kurşunun bu sırada evde olan olaylarla ilgisi bulunmayan …’in oğlu Tolga’nın topuğuna isabet ederek yaralanmasına sebep olması şeklinde gerçekleşen olayda, olay yerinde bulunan diğer kişilerin yaralanabileceğini ön görmesine rağmen, neticeyi kabullenerek eylemine devam eden sanığın TCK’nin 21/2. maddesinde düzenlenen olası kastla yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanık hakkında silahla yaralama suçu nedeniyle, TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, mahkemece de sanığın eylemi silahla yaralama olarak kabul edilmiş olmasına rağmen, TCK’nin 86/3-a maddesi ile hüküm kurulması,
4) Kolluk tutanaklarına göre suç tarihi 27.02.2008 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 27.02.2007 olarak gösterilmesi,
5) Sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.