YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22763
KARAR NO : 2020/13933
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk … ‘ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 31/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça sürüklenen çocuğun 3 yıl süre ile denetime tabî tutulmasına dair Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararının 14.05.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 07.08.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 29, 31/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/304 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.07.2020 tarihli ve 2020/10717 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2020 tarihli ve 2020/73281 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4. maddelerinde 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 27/03/2013 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 14/05/2015 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi olan 07.08.2015 tarihi ile açıklanan hükmün karar tarihi arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda, yargılamaya konu suç tarihi ile karar tarihi arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kabule göre de; 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” düzenlemesi gereğince, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesine göre dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 27.03.2013 tarihi ile karar tarihi arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi ile yeni suçun işlenme tarihi arasındaki 2 ay 23 günlük durma süresi gözetildiğinde, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/3-4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi gerçekleşmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/304 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.