YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23530
KARAR NO : 2020/17536
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
Ümit Sayan’ı kasten basit yaralama suçundan sanıklar … ve …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 29. maddeleri gereğince 3’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2020 tarihli ve 2018/172 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 14.10.2020 tarihli ve 2020/12612 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/92244 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19084 Esas, 2017/28185 Karar sayılı ilâmında; ” ..Sanığa isnat edilen suçların, CMK’nın 253/3. maddesi kapsamında birlikte işlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması halinde, sübutunda sorun olmayan ve müstakilen uzlaştırma kapsamında olan suçla ilgili nasıl bir yol izleneceğidir….Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK’nin 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir.” şeklinde açıklamalara yer verildiği, bu bağlamda hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması hâlinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği,
Somut olayda, sanıklar hakkında zincirleme şekilde hakaret, birden fazla kişi ile tehdit ve kasten yaralama suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, zincirleme şekilde hakaret ve birden fazla kişi ile tehdit suçlarından beraatlerine, kasten yaralama suçu yönünden mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmış ise de; kasten yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer alan “…. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmayacağı, bu hâli ile kasten yaralama suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanıklar hakkında basit yaralama, hakaret ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçlarından soruşturma yapılarak kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda tehdit ve hakaret suçlarından beraat kararı verildiği, sanıklar hakkında uzlaşmaya engel olan tehdit suçundan beraat kararı verilmesi karşısında, basit yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 CMK’nin 253/3. maddesindeki “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama imkanı kalmayacağından bu hali ile basit yaralama suçu yönünden 5271 CMK’nin 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanıklar … ve … hakkında basit yaralama suçundan Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2020 tarihli ve 2018/172 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.