Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/23531 E. 2020/17541 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23531
KARAR NO : 2020/17541
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-a, 87/3, 86/2, 86/3-a, 106/1(2 defa), 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis, 6 ay 7 gün hapis, 5 ay hapis ve 3.000,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 6 ay 7 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, diğer cezalar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/486 Esas, 2015/1029 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 13.10.2020 tarihli ve 2020/9152 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/92246 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın mahkumiyetine konu 6 ay 7 gün hapis cezası hakkında erteleme kararı verildiği ancak diğer mahkumiyet hükümleri yönünden sehven erteleme kararı verilmediğinden bahisle dosyanın yeniden ele alınarak sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-a, 87/3, 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli ve 2015/486 Esas, 2015/1029 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu düşünülerek yapılan incelede;
Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında daha önce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/4555 Esas, 2018/19259 Karar sayılı ilamda belirtildiği üzere, 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenlemenin incelemeye konu suç tarihinin ve adli sicilde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın kesinleşmesinin 28.06.2014 ve sonrası olması halinde uygulanabileceği nazara alındığında; sanığın sabıkasında görünen hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara konu suçların yasal değiklikten önce 05.07.2010 ve 10.02.2013 tarihlerinde işlendiği ve yasal değişiklikten önce 27.12.2011 ve 24.09.2013 tarihlerinde kesinleştiği, bu nedenle bu ilamların sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette olmadığı, sanığın tehdit suçundan hükmolunan hapis cezası hakkında da suç işledikten sonra yargılama sürecindeki davranışlarından pişmanlık duyduğu ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda oluşan olumlu kanaat nedeniyle erteleme kararı verildiği, bu durumda mahkumiyet hükümleri yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesine dair engel bir durum olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın mahkumiyetine konu 6 ay 7 gün hapis cezası hakkında erteleme kararı verildiği ancak diğer mahkumiyet hükümleri yönünden sehven erteleme kararı verilmediğinden bahisle dosyanın yeniden ele alınarak sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-a, 87/3, 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli ve 2015/486 Esas, 2015/1029 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün sanık aleyhine olduğu ve ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce, 14.02.2012 ve 18.11.2013 tarihlerinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, CMK’nin 231/5-6. fıkralarında yer alan diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca “Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması mahiyetinde sabıkasının bulunuşu ve CMK 231/8 maddesi gereği yasal zorunluluk bulunması nedeniyle hakkında yasal şartları oluşmayan 5271 Sayılı Yasanın 231 maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına takdiren ve kanunen yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/486 Esas, 2015/1029 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.