YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23670
KARAR NO : 2021/1257
KARAR TARİHİ : 18.01.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetler
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu bakımından yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi 17.01.2006 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.12.2015 tarihi arasındaki süre ile denetim süresi içinde işlenen suçun suç tarihi olan 21.12.2017 tarihi ile açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihi arasındaki sürenin 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddenin son cümlesi gereği birleştirilmesi durumunda, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Sanık hakkında kasten yaralamadan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34. ve
230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddelerine aykırı karar verilmesi,
b) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Adana Numune Hastanesinin 17.01.2006 ve 19.01.2006 tarihli raporlarında mağdurun kemik kırığı oluşacak yaralanması nedeniyle tedavisinin devam edip kesin raporun daha sonra verileceğinin belirtilmesine rağmen kesin raporun aldırılmadığı, raporda kemik kırığının derecesine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, raporların bu haliyle hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanma nedeniyle meydana gelen kemik kırığının derecesini de gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Sanığın mağduru kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda; 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi gereğince, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve eylemine uyan 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nin 86/1,86/3-e,87/3. maddeleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde değişiklikten sonraki yasa maddeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d) Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2007 tarih 2006/71 Esas, 2007/258 Karar sayılı kararı ile sanığa TCK’nin 86/1,86/3-e,29/1,62/1. Maddelerinden “10 ay hapis” cezası verildiği; sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.12.2011 tarih, 2008/3543 Esas-2011/8736 Karar sayılı bozma ilamında; söz konusu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle; CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında neticeten “1 yıl 10 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunması suretiyle sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
e) Sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e. maddeleri uyarınca tayin olunan “1 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden TCK’nin 87/3. maddesi gereğince (1/2) oranında artırım yapılırken “1 yıl 15 ay” hapis cezası yerine hesap hatası sonucunda “ 3 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi, bu ceza üzerinden TCK’nin 29/1. maddesine göre (1/4) oranında indirim yapılırken “1 yıl 8 ay 7 gün” hapis cezası yerine “2 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmedilmesi, bu ceza üzerinden TCK’nin 62/1. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın “1 yıl 4 ay 25 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 10 ay 15 gün” hapis cezası olarak hesaplanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.