Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2622 E. 2020/8186 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2622
KARAR NO : 2020/8186
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdurun yaralanması hakkında düzenlenen Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.12.2015 tarihli raporunda ”Yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, şahısta omuzda saptanan çıkığın hayat fonksiyonlarını ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yada yitirilmesine neden olup olmadığı yönünde değerlendirmenin yapılabilmesi için şahsın muayene için Adli Tıp Şube Müdürlüğümüze gönderilmesi gerektiği” belirtilmesine rağmen mağdurun yeniden muayenesi yapılmaksızın düzenlenen rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla; mağdurun muayenesinin yapılması için, tüm tedavi evrak ve raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi suretiyle yaralanmanın organ işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda yeniden rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında arttırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza verilmesi,
3)Sanık hakkında TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması hükümde unutulmuş ise de; hak yoksunluğunun kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyet kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi de dikkate alınarak, hak yoksunluğu konusunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına 30.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.