YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2771
KARAR NO : 2020/8121
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan Sanık … hakkında katılan …’ü kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Haksız tahrik oluşturan eylemin katılan …’ün, sanığa hakaret içeren kelime kullanmasından ibaret olduğunun kabulü karşısında, TCK’nin 3. maddesi gereğince orantılılık ilkesi gözetilerek TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari (¼) oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde (3/4) oranında indirim yapılarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddesinde; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükme “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine 1800 TL vekalet ücretine hükmedilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik Sanık müdafii, katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının tahrik hükümlerinin uygulanması yönündeki istemi yerinde görülmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Muğla Adli Tıp Kurumu tarafından 24.02.2015 tarihinde düzenlenen raporun sonuç bölümüne göre mağdurun maruz kaldığı yaralanmasının “basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu” tespit edilmesine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1,3-e maddelerine göre hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.