Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2856 E. 2020/11603 K. 23.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2856
KARAR NO : 2020/11603
KARAR TARİHİ : 23.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve katılanlar vekili

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, katılanlar vekilinin temyiz talebinin ise sanıklar …, …, …, … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
1) Sanık … müdafiinin sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığa tarihinde 05.01.2016 usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 08.02.2016 tarihli dilekçe ile sanık müdafiinin yaptığı temyiz isteminin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanıklar …, …, … ve … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;

a)Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, sanığın duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden talimat yoluyla aldırılması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
c) Sanık hakkında katılanı yüzde sabit iz olacak şekilde yaralaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c maddeleri ile ceza tayin edildikten sonra, eylemin TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmesi nedeniyle cezanın TCK’nin 87/1-c-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini,
d)Sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile bazı kısımların iptal edilmesi hususu da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

)