YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3007
KARAR NO : 2020/7248
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur …’un olayın akabinde kollukta alınan beyanı ile uyumlu doktor raporu uyarınca, sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan cam sabunluk, vazo ve telefon kablosu ile gerçekleştirdiği sabit olduğu halde, sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması;
Sanığın, eşi olan mağduru silahla hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 86/3-a ve e maddeleri, TCK’nin 87/1-d ve 87/3. maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan sonuca etkili olacak şekilde uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi;
Sanığın cezasından, “Sanığın yüklenen bu suçu başlatanı belli olmayan tartışma sırasında işlediği anlaşıldığından” şeklindeki gerekçe ile TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması gerekirken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde, (2/3) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Sanık hakkında TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 22.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.